Birinci ağızdan aşk mesnevilerinde duygusal ifade tarzları

buir.advisorKalpaklı, Mehmet
dc.contributor.authorÇiftçi, Aslı
dc.date.accessioned2022-02-04T07:18:45Z
dc.date.available2022-02-04T07:18:45Z
dc.date.copyright2022-01
dc.date.issued2022-01
dc.date.submitted2022-02-02
dc.departmentDepartment of Turkish Literatureen_US
dc.descriptionCataloged from PDF version of article.en_US
dc.descriptionThesis (Ph.D.): Bilkent University, Department of Turkish Literature, İhsan Doğramacı Bilkent University, 2022.en_US
dc.descriptionIncludes bibliographical references (leaves 247-261).en_US
dc.description.abstractBirinci ağızdan aşk mesnevileri, divan şiiri araştırmacıları tarafından çoğunlukla sergüzeşt-name türü altında tasnif edilmiştir. Bu sınıflandırma sebebiyle ilgili metinler üzerinde yapılan araştırmalar, dar bir inceleme alanıyla sınırlandırılmıştır. Ayrıca divan şiirinde aşk üzerine yapılan çalışmalar mercek altına alındığında, aşkın çoğunlukla ideal şekliyle alımlanması ve aşk duygusu incelenirken kullanılan iki boyutlu (mecazi-ilahi) yöntemler, alanının sınırlarını iyice daraltmıştır. Divan şiiri çalışmalarının sınırlarının genişletilmesi, dünya edebiyatında tartışılmaya devam eden farklı bakış açılarının kullanılmasıyla mümkündür. Buradan yola çıkılarak bu tezde, Osmanlı birinci ağız aşk mesnevilerinden Tacizade Cafer Çelebi’nin Hevesnâme’si, Celili’nin Hecr-nâme’si, Dai Mehmed Efendi’nin Nevhatü’l-Uşşâk’ı ve Enderunlu Fazıl’ın Defter-i Aşk’ı öz-anlatılar (self-narratives) kategorisi altında sınıflandırılmıştır. Berlin Araştırma Grubu araştırmacıları arasında yer alan Gabriele Jancke’nin öz-anlatılar üzerine oluşturduğu argümanlarından etkilenilerek oluşturulan söz konusu çalışmada, şairlerin birinci ağızdan kaleme aldıkları aşk mesnevilerinde öne çıkardıkları duygu ifadeleri vasıtasıyla, ait oldukları sosyal ağlarla iletişim kurdukları öne sürülmüştür. Yapılan incelemeler neticesinde duygusal ifadelerin birer kod / norm görevi görerek duygusal senaryo işlevi kazandığı ve ilgili senaryolar aracılığıyla şairlerin, ilişkide oldukları topluluklarla iletişimde oldukları; tersi biçimde şairlerin eserlerinde kendi duygu ifadeleri yerine, ait oldukları sosyal toplulukların belirlediği normları öne çıkararak, duygusal ifade tarzlarının sosyal ilişki ağları aracılığıyla inşa edildiği sonucuna varılmıştır. İfade biçimlerinde gözlenen bu farklılaşma ile aşkın ideal ölçütlerinin dışında farklı şekillerde de kurgulandığı ortaya konulmuştur. Ayrıca şairlerin öne çıkardıkları duygusal ifade tarzlarının farklı şairlerle ortaklaştığı ve ortaklaşan söz konusu duygusal ifadeler etrafında, ilgili şairlerin duygusal topluluklar oluşturdukları tespit edilmiştir.en_US
dc.description.abstractFirst-person love mesnevis are classified mostly under the name of “sergüzeşt-name” by the researchers. Because of this classification, the researches which are done on these texts are restricted with a narrow examing field. Also, when the researches, done on the love theme in Ottoman poetry, are examined, the fact that love is perceived in its ideal form and the two dimensioned methods (mecazi-ilahi) make this field quite restricted. Enlarging the borders of researching Ottoman poetry is possible by using the point of view in World poetry which is still controversial. Based on this perspective in this thesis, the first-person Ottoman love mesnevis, some of which are Heves-name by Tacizade Cafer Çelebi, Hecr-name by Celili, Nevhatü’l-Uşşak by Dai Mehmed Efendi, and Defter-i Aşk by Endurunlu Fazıl are classified as self-narratives. In the research created by the influence of the arguments that one member of the Berlin research group-Gabriele Jancke created on self-narratives, it is claimed that the poets have a connection with the communities they belong to via the feelings they outstood in their first-hand written mesnevis. As a result of the researches, it is concluded that their emotional expression styles gained the function of an emotional script by serving as a norm/code. Via these scripts, the poets have a connection with their relational networks. On the contrary, the fact that the poets outstood the norms defined by the community they belong to instead of giving place to their feelings showed that their emotional expression styles are constructed through their social relational networks. The differentiation observed in the expression styles revealed that love is contemplated differently than its ideal standard. The collectivity of the emotional expressions with different poets that the poets outstood shows that the poets create an emotional communities around this jointed style.en_US
dc.description.degreePh.D.en_US
dc.description.statementofresponsibilityby Aslı Çiftçien_US
dc.format.extentxii, 261 leaves ; 30 cm.en_US
dc.identifier.itemidB160757
dc.identifier.urihttp://hdl.handle.net/11693/77024
dc.language.isoTurkishen_US
dc.publisherBilkent Universityen_US
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccessen_US
dc.subjectBirinci ağızdan aşk mesnevilerien_US
dc.subjectÖz-anlatılaren_US
dc.subjectDuygusal topluluklaren_US
dc.subjectDuygular tarihien_US
dc.subjectFirst person love mesnevisen_US
dc.subjectSelf-narrativesen_US
dc.subjectEmotional communitiesen_US
dc.subjectThe history of emotionsen_US
dc.titleBirinci ağızdan aşk mesnevilerinde duygusal ifade tarzlarıen_US
dc.title.alternativeEmotional expression styles in Ottoman first person love Mesnevisen_US
dc.typeThesisen_US

Files

Original bundle
Now showing 1 - 1 of 1
Loading...
Thumbnail Image
Name:
B160757.pdf
Size:
1.57 MB
Format:
Adobe Portable Document Format
Description:
Full printable version
License bundle
Now showing 1 - 1 of 1
No Thumbnail Available
Name:
license.txt
Size:
1.69 KB
Format:
Item-specific license agreed upon to submission
Description: