Scholarly Publications - Law

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11693/115476

Browse

Recent Submissions

Now showing 1 - 20 of 315
  • ItemOpen Access
    Haklı sebeple fesih için ihtarda bulunmak, ihbar süresi tanımak ve/veya ek süre (mehil) vermek gerekir mi?
    (Türkiye Barolar Birliği Yayın İşleri, 2025) Aksoy, Hüseyin Can
    Sürekli borç ilişkilerinin haklı sebeple feshi, Türk Borçlar Kanunu’nun “Genel Hükümler” başlıklı ve kural olarak tüm borç ilişkilerine uygulanan birinci kısmında düzenlenmemiştir. Ancak Kanun’un “Özel Borç İlişkileri” kısmında kimi sözleşme tipleri bakı- mından haklı sebeple fesih hakkı tanıyan düzenlemeler yer almakta- dır. Bununla birlikte, öğretide, kanunda hüküm bulunmasa da tüm sürekli borç ilişkilerinin haklı sebeple feshedilebileceği kabul edil- mektedir. Bu çalışmada, sürekli borç ilişkilerinin haklı sebeple feshi bakımından karşı tarafa ihtarda bulunma, ihbar süresi tanıma ve tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde temerrüde dayalı haklı sebeple fesih öncesinde ek süre (mehil) verme zorunluluğu bulunup bulunmadığı incelenecektir.
  • ItemOpen Access
    Managing GDPR risks in blockchain: Actionable insights for practitioners
    (Lexxion Verlagsgesellschaft mbH, 2025) Aksoy, Hüseyin Can
  • ItemOpen Access
    Navigating AI and copyright law in the UK: legal frontiers and emerging regulatory perspectives
    (IGI Global, 2025-04-08) Üner, Zehra Özkan; Aksoy, Pınar Çağlayan
    The rapid development of artificial intelligence (AI) has introduced novel challenges and opportunities within the domain of copyright law. This chapter explores the intersection of AI and copyright, specifically focusing on the legal problems and regulatory frameworks in the United Kingdom. It examines how AI-generated works are situated within the existing copyright law, the implications for traditional copyright principles, and the evolving regulatory responses. At the heart of the discussion is the question of authorship of AI-generated works. Traditional copyright law presumes a human author, raising significant questions about the legal status of works created autonomously by AI systems. The chapter further delves into the implications of AI on copyright infringement and fair use. AI systems, particularly those employing machine learning algorithms, often require large datasets to train on, which may include copyrighted material.
  • ItemOpen Access
    Türk ceza kanunu ve bankacılık kanunu’ndaki zimmet suçları ile karşılaştırmalı olarak kripto varlık hizmet sağlayıcılarda zimmet suçu
    (2025) Kankoç Aydın, Dilara
    Bu çalışmada, Türk ceza hukukunda yeni bir suç türü olarak 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 110/A maddesinde düzenlenen kripto varlık hizmet sağlayıcılarda zimmet suçu, Türk Ceza Kanunu’nda ve Bankacılık Kanunu’nda yer alan zimmet suçları ile karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Çalışmada esas olarak kripto varlıkların kendine özgü yapısı göz önüne alınarak, bu varlıklarda zimmet suçunun nasıl işlenebileceği üzerinde durulmuş; bunun ya- nında, kripto varlık hizmet sağlayıcılarda zimmet suçu bakımından öğretide ortaya çıkabilecek olası tartışmalara ve uygulama sorunla- rına değinilmiştir. Bu kapsamda yapılan değerlendirmede, Sermaye Piyasası Kanunu’nun 110/A maddesinde düzenlenen suçla korunan hukuki değerin, kripto varlık piyasasının ülkemizde sorunsuz şekil- de işlediğine olan toplum güveninin ve bununla da bağlantılı olarak kripto varlık hizmet sağlayıcıların malvarlığının korunmasına karşılık geldiği; mağdurun da bununla bağlantılı olarak toplumu oluşturan herkes; suçtan zarar görenin ise ilgili kripto varlık hizmet sağlayıcı ol- duğu değerlendirilmiştir. Kripto varlık hizmet sağlayıcılarda zimmet suçu, failin yalnızca kripto varlık hizmet sağlayıcının yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile diğer mensupları olması nedeniyle özgü bir suç olarak ele alınmıştır. Maddi konu ise, para veya para yerine geçen evrak veya senetleri, diğer malları veya kripto varlıklar olarak düzen- lenmiştir. Kripto varlık hizmet sağlayıcılarda zimmet suçunun hukuki konusunun, bu piyasaya duyulan kamusal güvenin korunması olarak kabul edilmesi ile tutarlı olarak, bu suçun bir tehlike suçu olarak ele alınmasının gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu suçta aranan fiil ise, kripto varlık hizmet sağlayıcılık görevi nedeniyle kendisine tevdi edil- miş olan veya koruma, saklama ve gözetimiyle yükümlü olduğu mal- ları, kendisinin ya da başkasının zimmetine geçirmektir. İncelemede bu suçun nitelikli halinde hile fiilinin karşılığı detaylı olarak değerlen- dirilmiş; etkin pişmanlıkta kripto varlıkların hangi tarihteki değerinin esas alınacağı ele alınmış ve bunlar yanında hafifletici sebeplere de değinilmiştir. Çalışmanın son bölümünde ise suçun özel görünüm biçimlerinden içtima, teşebbüs ve iştirak konuları, kripto varlıkların ve kripto varlık hizmet sağlayıcılığın kendine özgü yapısı bağlamında değerlendirilmiştir.
  • ItemOpen Access
    Turkish data protection law: GDPR alignment and key 2024 amendment
    (Henry Stewart Publications, 2025-06-01) Küzeci, Elif
    The Turkish Personal Data Protection Act (PDPA) came into force in 2016. Since then, expectations and discussions regarding the harmonisation of the PDPA with the General Data Protection Regulation (GDPR) have been on the agenda. The 2024 amendment to three articles of the PDPA can be seen as a first step towards this. In this regard, there is now a new regime for the transfer of personal data abroad in Türkiye. The amendment changed the scope of adequacy decisions, explicitly recognised binding corporate rules, and introduced standard contracts (standard contractual clauses [SCCs]) for the first time. This is a remarkable step towards alignment with the GDPR; however, significant differences remain, particularly in respect of data transfers based on the explicit consent of data subjects. According to the new provision of the PDPA, data transfers based on consent may only take place in incidental cases. There are a few other differences, including the absence of a docking clause in the standard contracts. More importantly, compliance with the GDPR cannot be achieved by amending only one or a few provisions. In assessing the new regime for transfers abroad, it is necessary to consider the provisions of the PDPA as a whole. This paper examines the revised data transfer regime in Türkiye in comparison to the GDPR and identifies the key issues related to this.
  • ItemOpen Access
    Preface
    (Taylor and Francis, 2025-11-04) Çağlayan Aksoy, Pınar; DiMatteo, Larry A.; Hufnagel, Saskia
  • ItemOpen Access
    Academie internationale de droit comparé, Asuncion 2022 – rapport Turc: cehicules autonomes en droit Turc
    (Brill, 2025-05-19) Ormancı, Pınar Altınok; Özbilen, Arif Barış
  • ItemOpen Access
    Anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin mali haklarının belirlenmesinde çevresel, sosyal ve yönetsel performans ölçütlerinin kullanılması
    (Seçkin Yayıncılık A.Ş., 2025-11) Baysal, Deniz Mümin
    Anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin mali hakları kurumsal yönetim anlayışında menfaat çatışmalarını giderici bir etkiye sahiptir. Kurumsal yatırımcılardan gelen baskılar ve sürdürülebilirlik alanındaki regülasyon faaliyetleri nedeniyle son yıllarda birçok şirket mali hak politikalarında ÇSY performans ölçütlerini kullanmaya başlamıştır. ÇSY performans ölçütleri, Avrupa Birliği hukukunda kurumsal yönetim düzenleme modelleriyle uyumlu şekilde, kamuyu aydınlatma ve raporlama esasları çerçevesinde düzenlenmektedir. Türk hukukunda da benzer bir yaklaşım benimsenmiş olup, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından yayımlanan Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları kapsamında, mali haklarda kullanılan ÇSY performans ölçütlerinin kamuya açıklanması öngörülmüştür. ÇSY performans ölçütlerinin mali hak politikalarında kullanılması şirket açısından faydalıdır. Beklenen faydanın ortaya çıkması için somut, objektif ve ölçülebilir performans ölçütleri oluşturulmalı; ölçüm ve değerlendirme yöntemleri basit ve anlaşılır bir şekilde kamuya açıklanmalıdır. Ayrıca şirketin faaliyet konusu ve stratejik hedefleri ile doğrudan bağlantılı olan tek bir ölçüt belirlenmelidir. Bu nitelikleri taşıyan bir ÇSY performans ölçütü, pay sahiplerinin mali haklar üzerindeki denetim ve gözetim yetkisi konusunda ortaya çıkabilecek sorunları ve yeşil yıkama (greenwashing) iddialarını ortadan kaldıracaktır.
  • ItemOpen Access
    Routledge handbook of NFT law
    (Taylor and Francis, 2025-11-04) Aksoy, Pınar Çağlayan; DiMatteo, Larry A.; Hufnagel, Saskia
    Non-fungible tokens (NFTs) are types of crypto-assets that function on the blockchain. Anything that one can digitize has the potential of becoming an NFT. While NFTs raise similar issues as other crypto-assets, there are many use cases and characteristics that are unique and call for special attention. At a time when individual countries have started responding to various legal issues, this volume examines these matters from a comparative law perspective. The book approaches NFTs from a multidisciplinary perspective and provides in-depth information about the potential legal problems that arise from their use and transfer. The work looks at NFTs from different areas of law to determine the problems and how they can be resolved. Divided into seven parts, Part I introduces the key elements of NFTs and lays the foundation for the understanding of subsequent chapters. Part II focuses on NFTs from the perspective of contract law and discusses if/how they conflict with its traditional principles. Part III examines issues around intellectual property, trademark and patent law. Part IV reflects on how NFTs will transform business law. Part V deals with complex public law aspects. Part VI focuses on data and consumer protection problems that arise when NFTs become mainstream. Finally, Part VII focuses on how NFTs will change the dispute resolution process and the courts. The book will be an essential resource for academics, researchers and policymakers working in the areas of technology and law.
  • ItemOpen Access
    AİHM içtihadında egemenlik, karşı-kamusallık ve ekosistem mekânı olarak siber alan
    (Türkiye Adalet Akademisi, 2025-07-29) Yılmaz Yamaç, Zülfiye
    Siber alanın ulus-devletlerin ülke unsurunun 21. yüzyıldaki uzantısı ya da yeni bir egemenlik alanı olarak tanımlanması çabaları yanında; özgürlük alanı, küresel müşterek statüsü, özel mülkiyete konu edilebilirliği ve nihayet sui generis yapısı nedeniyle heterotopya mekânı olarak da tasnif edilmesi, karşımıza zengin bir disiplinlerarası literatür çıkarmaktadır. Bunda siber alanın devletler, uluslararası kuruluşlar ve diğer devlet-dışı aktörler tarafından düzenlenmesi girişimleri etkindir. Bu çalışma kapsamında, siber alanın bir kamusal alan olduğu kabul edilerek hukukunun interdisipliner bir akademik incelemeye tabi tutulması hedeflenmektedir. Bu minvalde siber kamusal alan; egemenlik, karşı-kamusallık ve ekosistem mekânı olarak mercek altına alınacaktır. Her üç model siber alanın düzenlenmesinde, egemenlik tesisi ve insan haklarının korunması bakımından, dijital dünyanın sunduğu imkânlar ve yarattığı sorunlara yeni ya da siber alana uyarlanmış standartlar geliştirme çabasındadır. Hukuk ve diğer disiplinlerin siber alana dair tanımlarının uzlaşma ve çatışma kapasiteleri ise Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadı ekseninde test edilecektir. İnsan haklarının siber alanda tabi olduğu kısıntılar ve korumaya dair yeni standartlar, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi sisteminin siber alana nüfuz etme kapasitesini de ortaya koyacaktır.
  • ItemOpen Access
    1924 Anayasası kaç defa değişti? meclis yorumu ile anayasayı değiştirme sorunu üzerine bir inceleme
    (Turkiye ve Orta Dogu Amme Idaresi Enstitusu, 2025-12-29) Yolcu, Serkan
    Bu makale Meclisin yorum yetkisinin anayasa değişikliğine yol açtığını açıklamaktadır. 1924 Anayasasının özgün yönlerinden biri Meclise kanunları yorumlama (tefsir) yetkisi vermesidir. TBMM bu yetkiyi 1960 kadar kullanmış ve bazen bu yetkisini anayasayı yorumlamak için de kullanmıştır. Ancak Meclis yorumu yoluyla anayasanın yorumlanması sorunu bugüne kadar Türk hukuk literatüründe pek dikkat çekmemiştir. Oysa 1927 tarihli ve 111 sayılı Meclis yorumunun yakından incelenmesi aslında yorum görüntüsü altında bir anayasa değişikliği yapıldığını ortaya koymaktadır. Bu Meclis yorumu 1924 Anayasasının 23. maddesini yorumlamış ve hükmün anlamını genişleterek adeta bu hükme yeni fıkra eklemiştir. Makale söz konusu meclis yorumunun ortaya çıkışını ve sonuçlarını hukuksal arkeoloji yöntemi ile incelemektedir. Esasen Meclis tutanakları üzerinden sürdürülen araştırma daha önce hiç üzerinde durulmamış bir sonuca varmaktadır. Makale resmi yazında pek girilmeyen tarihsel detayları takip ederek, sanılanın aksine, 1924 Anayasasının beş değil altı kez değiştirildiğini iddia etmektedir. Böylece makale 1927 tarihli meclis yorumunun hukuksak sonucunun bir asır sonra açığa çıkarılması suretiyle anayasa tarihimize ışık tutmaktadır.
  • ItemOpen Access
    NFTs and data protection
    (Taylor and Francis, 2025-11-04) Aksoy, Hüseyin Can
    Non-fungible tokens (NFTs) are unique digital tokens built on blockchain technology that represent and provide public evidence of the ownership of underlying assets. They have reshaped the digital landscape by offering a novel paradigm for ownership authenticity and value exchange across various sectors, including art, entertainment, and real estate. NFTs have given rise to complex legal issues, particularly in data protection law. This chapter investigates the intersection of NFTs and data protection, emphasizing the legal challenges arising from the processing of personal data within NFT ecosystems. The General Data Protection Regulation (GDPR or Regulation), known for its stringent requirements and broad territorial scope, serves as the primary framework for the analysis. This study examines how NFTs, which often store or reference various forms of data including metadata, assets, ownership records, and transaction histories, fall under the GDPR’s strict data protection regime. It explores the challenges posed by blockchain’s inherent characteristics, such as immutability and decentralization, in aligning with GDPR principles.
  • ItemOpen Access
    1924 anayasası kaç defa değişti? meclis yorumu ile anayasayı değiştirme sorunu üzerine bir inceleme
    (Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, 2025-11-05) Yolcu, Serkan
    Bu makale Meclisin yorum yetkisinin anayasa değişikliğine yol açtığını açıklamaktadır. 1924 Anayasasının özgün yönlerinden biri Meclise kanunları yorumlama (tefsir) yetkisi vermesidir. TBMM bu yetkiyi 1960 kadar kullanmış ve bazen bu yetkisini anayasayı yorumlamak için de kullanmıştır. Ancak Meclis yorumu yoluyla anayasanın yorumlanması sorunu bugüne kadar Türk hukuk literatüründe pek dikkat çekmemiştir. Oysa 1927 tarihli ve 111 sayılı Meclis yorumunun yakından incelenmesi aslında yorum görüntüsü altında bir anayasa değişikliği yapıldığını ortaya koymaktadır. Bu Meclis yorumu 1924 Anayasasının 23. maddesini yorumlamış ve hükmün anlamını genişleterek adeta bu hükme yeni fıkra eklemiştir. Makale söz konusu meclis yorumunun ortaya çıkışını ve sonuçlarını hukuksal arkeoloji yöntemi ile incelemektedir. Esasen Meclis tutanakları üzerinden sürdürülen araştırma daha önce hiç üzerinde durulmamış bir sonuca varmaktadır. Makale resmi yazında pek girilmeyen tarihsel detayları takip ederek, sanılanın aksine, 1924 Anayasasının beş değil altı kez değiştirildiğini iddia etmektedir. Böylece makale 1927 tarihli meclis yorumunun hukuksak sonucunun bir asır sonra açığa çıkarılması suretiyle anayasa tarihimize ışık tutmaktadır.
  • ItemOpen Access
    The role of the judge and Turkish tort law reform
    (Kluwer Law International, 2025-05) Baysal, Başak
    The aim of this paper is to examine the new Turkish tort law and to answer the question whether the current Turkish tort law can be considered as a reform. This paper focuses also on the role of the judge for tort law. The old Turkish Civil Code and the Code of Obligations based on translations of the Swiss Civil Code and the Swiss Code of Obligations were adopted in 1926. The Swiss Civil Code’s inclusion of general regulations and its provision of broader discretion and law-making authority to judges played a significant role in its adoption. The new Turkish Code of Obligations (TCO) which also regulates tort law was revised in 2011 and came into force in 2012. Since the Turkish law of obligations and tort law are based on Swiss law, Swiss doctrine and jurisdiction still play a crucial role in the development of Turkish tort law. The tort law section in the TCO, particularly the initial draft, was inspired by the Draft on the Revision and the Unification of Civil Liability Law of Switzerland (Widmer/Wessner Draft). However, the core aspect of the Swiss Draft, the unification of tort law, was not accepted by the Turkish legislator. In addition, the TCO introduced several innovations ref lecting the impact of the Swiss Draft with the primary aim of clarifying jurisdictional discussions and adopted new forms of liability, such as liability for risk and organizational liability. However, we argue that as the new TCO ultimately focuses on points discussed in previous cases and legal literature, it should not be considered solely a jurisdictional reform. On the other hand, introducing new tort law regulations is indeed challenging. The complex relationship between tort law and public interest leads to a difficulty in reforming tort law and the authority granted to judges to act as legislators in Turkish-Swiss system is crucial for overcoming some emerging tort issues.
  • ItemOpen Access
    Avoiding false assumptions: the capacity of the Turkish national asylum system
    (Inderscience Publishers, 2025-07-14) Ergin, Ayşe Dicle; Kader, Yiğit
    This article examines the challenges faced by Türkiye’s national asylum system post its 2013 reform, in the context of hosting the world’s largest refugee population. While the reform initially garnered praise, subsequent scrutiny highlighted issues such as barriers to rights access, a prolonged limbo situation for asylum seekers, limited durable solution options, and instances of refoulement. Through an analysis of historical data, recent statistics, and administrative court decisions, the article identifies capacity issues as a central problem. This problem affects the efficiency of processing international protection applications and the quality of decision-making. However, the capacity challenges are not isolated but interlinked with policy decisions, indicating that resource limitations and policy frameworks jointly contribute to the system’s difficulties. The article argues for the need to address these interconnected issues through enhancements in the system’s capacity and strategic policy reforms, aiming to effectively tackle the multifaceted challenges faced by Türkiye’s asylum system.
  • ItemOpen Access
    Ownership of NFTs: an analogical paradox
    (Taylor and Francis, 2025-11-04) DiMatteo, Larry A.; Çağlayan Aksoy, Pınar
    This chapter delves into the complex legal landscape surrounding the ownership of non-fungible tokens (NFTs). Initially distinguishing NFTs from fungible cryptocurrencies like Bitcoin, the discussion highlights how NFTs leverage blockchain technology to certify the authenticity and ownership of unique digital objects. While NFTs record ownership and enable exchanges, they do not inherently confer legal ownership or copyright of the underlying asset. The chapter examines various perspectives on classifying NFTs within existing legal frameworks in common law and civil law, noting the challenges posed by their ability to represent diverse assets and rights. It explores analogies to property and intellectual property law, ultimately advocating for treating NFTs as a form of private property. This approach aligns with recent recommendations by the English Law Commission to adapt property law for digital assets. By recognizing NFTs as personal property, the chapter argues, we can provide robust legal protections for valuable NFTs and support their future development in digital marketplaces.
  • ItemOpen Access
    İşlevleri zemininde çerçeve sözleşme kavramı
    (Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi, 2025) Yönet, Yağmur Öykü
    Sanayi devriminin bir getirisi olarak kitlesel mal ve hizmet arzına doğan yoğun ihtiyaç, girift hukuki ilişkilere zemin hazırlamış, bunun doğal bir sonucu olarak işlem maliyetlerinin azaltılmasına ve zamandan tasarrufa katkı sunacak hukuki enstrümanlar doğmuştur. Birden fazla hukuki ilişkinin tabi tutulacağı birtakım esasları hukuken bağlayıcı bir zeminde belirleyen çerçeve sözleşmeler de bu enstrümanlardan yalnızca biridir. Hayatın olağan akışı içinde sıklıkla karşılaşılan çerçeve sözleşmeler, literatürde hak ettiği değeri görmemiş ve kavramın kendine özgü yapısı üzerine yeterince düşünülmemiştir. Her ne kadar ‘sözleşme’ niteliğinin doğal bir sonucu olarak öncelikle şüphesiz sözleşmeler hukukundaki kural ve esaslara tabi tutulacak olsa da çerçeve sözleşme kavramının kendine özgü karakterinin beraberinde getireceği yine kendine özgü problem ve çözümlerin üzerinde düşünülmesi gerekir. Kanaatimizce, bu gayeyle cevaplandırılacak her bir soruda çerçeve sözleşmenin işlevleri ve bu işlevlerin tatmin etmeyi amaçladığı menfaatler kilit başvuru kaynağıdır. Çalışmanın amacı, çerçeve sözleşmenin işlevlerine dikkat çekilmesi, hukuki ve ekonomik işleviyle birlikte, doktrinde ele alınmamasının önemli bir eksiklik olduğunu düşündüğümüz psikolojik işlevinin okuyucuya sunulması; böylece nihayet, çerçeve sözleşme kavramına ilişkin her uyuşmazlığın çözümünde mutlaka masanın üzerinde bulundurulması gerektiği inancını taşıdığımız tüm işlevlerinin aydınlatılmasıdır.
  • ItemOpen Access
    Blokzinciri uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin uygulanacak hukuk kurallarına etkisi ve Lex Crytopgrafia ilişkisi
    (Türkiye Barolar Birliği, 2025) Aktan, Elçin
    Bir ülkeyle yersel bağlantısı bulunmayan (𝘥𝘦𝘭𝘰𝘤𝘢𝘭𝘪𝘻𝘦𝘥) ve merkezsiz/merkeziyetsiz (𝘥𝘦𝘤𝘦𝘯𝘵𝘳𝘢𝘭𝘪𝘻𝘦𝘥) yapısı nedeniyle mahkemelerin milletlerarası yetkisini belirleyen geleneksel yetki kuralları, blokzincirine dayalı akıllı sözleşmelerin doğasına uygun değildir. Yetki tesisinin yapılabildiği hallerde blokzincirinin değişime uygun olmayan işlem sicili, mahkeme tarafından verilen kararların icra edilmesi noktasında işlevsiz kalmaktadır. Geleneksel kuralların işlevsizliği ve sistemin dışa kapalı yapısı, doktrini sisteme özgü alternatif uyuşmazlık çözüm metotları üzerinde çalışmaya yöneltmiştir. Bu çalışmada, blokzinciri uyuşmazlık çözüm yöntemleri olarak ifade edilen ve genellikle merkeziyetsiz özerk kuruluşlar (MÖK) tarafından oluşturulan çevrimiçi tahkim, kitle kaynaklı uyuşmazlık çözüm yöntemleri (𝘊𝘳𝘰𝘸𝘥𝘴𝘰𝘶𝘳𝘤𝘪𝘯𝘨) ve yapay zekâ destekli çözüm yöntemleri olarak gruplandırılan bu yöntemler, 𝘓𝘰𝘴 𝘈𝘯𝘨𝘦𝘭𝘦𝘴- 𝘚𝘢𝘨𝘦𝘸𝘪𝘴𝘦, 𝘒𝘭𝘦𝘳𝘰𝘴- 𝘈𝘳𝘢𝘨𝘰𝘯- 𝘑𝘶𝘳 𝘨𝘳𝘶𝘣𝘶 ve Akıllı Tahkim- 𝘖𝘱𝘦𝘯 𝘓𝘢𝘸: 𝘖𝘱𝘦𝘯 𝘊𝘰𝘶𝘳𝘵 uygulaması gibi örneklerle incelenmiştir. Son olarak çalışmada, blokzincirine dayalı akıllı sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklarda blokzinciri uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin akıllı sözleşmelere özgü kuralların oluşmasındaki etkisi ve 𝘓𝘦𝘹 𝘊𝘳𝘺𝘱𝘵𝘰𝘨𝘳𝘢𝘱𝘩𝘪𝘢 kavramı ele alınmış ve milletlerarası özel hukuk açısından değerlendirilmiştir.
  • ItemOpen Access
    Anonim şirketlerde kurumsal amaç (corporate purpose) kavramı ve şirketler hukukundaki benzer kavramlardan ayrıştırılması
    (Banka ve Ticaret Hukuku Enstitüsü-Türkiye İş Bankası A.Ş. Vakfı, 2025-09) Coşkun, Pınar Başak
    Kurumsal sürdürülebilirlik ve paydaş odaklı yönetim anlayışlarının şirketler hukukunda yükselişi, anonim şirketlerin amacını yalnızca pay sahiplerinin menfaatleri doğrultusunda kârlılığın artırılması olarak açıklayan geleneksel yaklaşımı yeniden tartışmaya açmıştır. Bu gelişmenin merkezinde yer alan “kurumsal amaç” kavramı, anonim şirket yönetiminde yalnızca pay sahiplerinin değil, tüm paydaşların yararına uzun vadeli değer yaratımını öngören daha kapsayıcı bir anlayışı temsil etmektedir. Son yıllarda uluslararası düzeyde, hem akademide hem de iş dünyasında giderek daha fazla kabul gören bu yaklaşım, şirketlerin çevresel ve sosyal etkilerinin şirketler hukukunun temel ilkeleri karşısında nasıl değerlendirileceği sorusunu da beraberinde getirmiştir. Esasen bir yönetim bilimi terimi olan kurumsal amaç, pozitif hukukta henüz açık bir karşılık bulamamış olup şirketler hukukunda yerleşik “ortak amaç”, “şirketin amacı” ve “işletme konusu” gibi pozitif hukuk terimleriyle doğrudan örtüşmemekle birlikte, bunlarla hem kavramsal hem de işlevsel düzeyde iç içe geçmiştir. Bu çalışmada, “kurumsal amaç” kavramının anlamı ve gelişimi ana hatlarıyla ele alındıktan sonra, kavramın yukarıdaki diğer üç kavram ile ayrımı ve ilişkisi ortaya konularak mevcut şirketler hukukundaki işlevi ve etkilerinin tespiti hedeflenmiştir. Bu bağlamda çalışmanın amacı, kurumsal amaç kavramını dogmatik bir zemine oturtmak ve hukuk literatüründeki kavramsal belirsizliği gidermektir.
  • ItemOpen Access
    Nietzsche, the modern state and ideology
    (Seçkin Yayıncılık A.Ş., 2019-01) Küzeci, Elif
    Nietzsche has been still being one of the most controversial thinkers with his paradoxical thoughts and non-academic style of writing. Nevertheless, he is also one of the most influential thinkers of the last century whose thoughts provide a fruitful discussion ground for different disciplines. In this article, it is aimed to present his criticism on the modern state. In this context, initially it is aimed to determine the main constituents of Nietzsche’s thoughts, generally on modern thought and specifically on the modern state. Subsequently his viewpoint on ideologies, will be analysed with regards to three ideologies that gave shape to the mind-sets of the 20th century: Fascism, socialism and liberalism. This chapter also demonstrates that his sharp criticism on modernisation sometimes has been associated with antipodal movements. In the final chapter, the relation between Nietzsche’s philosophy and, highly contentious concept of social sciences, postmodernism will be investigated. In our point of view, this analyse provides a contribution to present how Nietzsche’s criticism paves the way to the contemporary discussions on the modern state.