From Ottoman to modern times: The dynamics of language, politics, and identity in Turkish linguistic reform

Date

2024

Editor(s)

Advisor

Supervisor

Co-Advisor

Co-Supervisor

Instructor

Source Title

Print ISSN

Electronic ISSN

Publisher

Bilkent University

Volume

Issue

Pages

Language

English

Journal Title

Journal ISSN

Volume Title

Series

Beril Ünver, HIST209-001 (2023-2024 Spring) ; 01

Abstract

Exploring the linguistic aspects of the Turkish language after the reform process, this paper focuses on the changes initiated by Mustafa Kemal Atatürk, which were mainly aimed at purifying the Turkish language by removing foreign, primarily Arabic and Persian elements. Before the reform, literacy rates were less than 10%, so the reform aimed to improve this rate by simplifying reading and writing in the language and distancing from Perso-Arabic vocabulary to have a more pure Turkish language. The paper also talks about the role of TDK in these reforms and their debates around religion, national identity, and, most importantly, their politics that altered the language. Despite a vast effort to purify the language, it is evident that foreign words persist in the language, particularly in fields such as science and literature, reflecting languages as complex linguistic identity components rather than simple linguistic entities.


Reform sürecinden sonra Türk dilinin dilbilimsel yönlerini inceleyen bu makale, Mustafa Kemal Atatürk tarafından başlatılan ve esas olarak yabancı, özellikle Arapça ve Farsça unsurları ortadan kaldırarak Türk dilini arındırmayı amaçlayan değişikliklere odaklanmaktadır. Reformdan önce okuryazarlık oranı %10'un altındaydı, bu nedenle reform, dilde okuma ve yazmayı basitleştirerek ve daha saf bir Türk diline sahip olmak için Farsça-Arapça kelime dağarcığından uzaklaşarak bu oranı iyileştirmeyi amaçladı. Makale aynı zamanda TDK'nın bu reformlardaki rolünden ve din, ulusal kimlik ve en önemlisi dili değiştiren politikaları etrafındaki tartışmalarından da bahsediyor. Dili arındırmak için gösterilen büyük çabaya rağmen, özellikle bilim ve edebiyat gibi alanlarda yabancı kelimelerin dilde varlığını sürdürdüğü ve dillerin basit dilsel varlıklardan ziyade karmaşık dilsel kimlik bileşenleri olarak yansıdığı açıktır.

Course

Other identifiers

Book Title

Citation

item.page.isversionof